Her Evladın Kokusu Ayrı, Hayatı da Ayrı
Bir anne için her evladın kokusu bambaşkadır. Biri papatya gibi masum, diğeri ıhlamur gibi huzur dolu, bir başkası yağmur sonrası toprak gibi umut veren… Kokusundan bile ayırt edersiniz onları. Her biri, aynı yürekte filizlenen farklı dallar gibidir. Aynı topraktan beslenseler de her biri kendi yönüne uzanır, kendi meyvesini verir.
Hayat da böyledir işte. Aynı çatı altında büyüyen kardeşler bile birbirinden farklı yollara düşer. Kimi sakin bir dere gibi ağır ağır akar, kimi coşkun bir nehir gibi çağlar. Kimisi kitapların dünyasına dalarken, kimisi top peşinde koşar. Kimi insanlarla iç içe olmaktan keyif alır, kimisi sessizliğin içinde kendini bulur.
Anneler için en zor olanı da budur belki; her çocuğuna farklı bir pencere açmak, her birini kendi karakterine göre yetiştirmek. Çünkü biliriz ki aynı tohumdan ekilen çiçekler bile aynı şekilde büyümez. Kimine fazla su zarar verir, kimine güneş… İşte bu yüzden, bir anne her çocuğuna farklı dokunur, farklı şekillerde destek olur.
Bazı anneler, çocuklarının hayatlarını kıyaslar; biri çalışkan, diğeri hayalperest diye endişelenir. Oysa her çocuğun kendine ait bir zamanı, bir kaderi vardır. Belki de en önemli olan, onların hayat yolculuklarında yanlarında durabilmek, destek olabilmektir.
Her evlat, kendine ait bir hikâyeyle gelir bu dünyaya. Biz annelere düşen ise, o hikâyenin kahramanını olduğu gibi sevmek, ona kendi yolunu bulmasında rehber olmaktır. Çünkü her evladın kokusu nasıl farklıysa, hayatı da farklı yazılır. Ve bir gün, o hayat yolları bizden uzaklaşsa da, kokuları hep yüreğimizde kalır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.